|
Değerli Hakem arkadaşlarımız;
İstanbul İl Temsilcimiz Sevgili Mustafa Çağatay'ın, üzücü bir kaza sonucu aramızdan ayrılan Özkan Çankaya ile ilgili duyurusunu sizlerle paylaşmak istedik. Sevgili Özkan; Seni hep bu tebessümünle anacağız.
Mekanın Cennet olsun.
Değerli Denizci, Yelkenci dostlar;
07 Haziran 2009 Pazar günü üzücü bir kaza neticesinde aramızdan ayrılan İstanbul Yelken Kulübü çalışanı ve bizlerin her türlü konuda gerek denizde gerek karada eli ayağı olan Özkan’ımızın cenazesini 26 Haziran 2009 Cuma günü saat 10:30’da İstanbul Yelken Kulübünde yapılacak törenle uğurlayacağız.
Cenaze daha sonra Kılınacak öğle namazını müteakiben (13:14) Beykoz Çukurçayı camiinden kalkacak olup Anadolu Kavağı mezarlığına defnedilecektir.
Başta ailesi olmak üzere tüm camiamızın başı sağolsun.
Sevgili Özkan çıktığın yolda pruvan neta, yelkenlerin rüzgarla dolsun.
Mustafa ÇAĞATAY
Yorumlar (1) | Görüntüleme sayısı: 100 |
|
Son Güncelleme ( Thursday, 25 June 2009 )
|
|
|
YELKEN YARISINDA FACiA... |
|
Yelken sporumuz için kötü bir gün yaşıyoruz.
07 Haziran Pazar günü yapılması planlanan ve İYK tarafından organize edilen yarışlar da bir facia yaşandı...
İstanbul Yelken Kulübü tarafından organize edilen Nostalji Kupası yarışları için hakem heyeti hazırlık içindeydi. Kesin olmayan bilgiler ışığında alınan hebere göre parkur botu, seyir halindeyken sürücüsü denize düşünce kendi çevresinde dairesel hareketle dönmeye başlıyor. Üzerinde yol bulunan hakem botunu diğer botla kurtarmaya çalışırken denize düşerek kaybolan İstanbul Yelken Kulübü, kayıkhane sorumlusu olarak görev yapan Özkan isimli genç arkadaşımız maalesef saat 16:00'ya kadar tüm aramalara karşın bulunamıyor.
Ümitlerin henüz tükenmediği arama çalışmaları tüm kurtarma ekipleri tarafından sürdürülmekte.
Tanrı'dan dileğimiz kaybolan denizci kardeşimizin kısa sürede sağ olarak bulunması.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 104 |
|
Son Güncelleme ( Sunday, 07 June 2009 )
|
|
|
| ‘Marinada biz de bir an önce çözüm istiyoruz’ | | | | İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve AKP Hükümetinin Kadıköy’e yönelik girişimler hep gündemde kaldı. Göztepe Parkı’na cami ile başlayan süreç ve Meteoroloji istasyonunun alanı ile devam etti. Caddebostan’daki Tarım İl Müdürlüğü üzerinde durdular. Ancak bağıştaki “tarım için kullanılır” ibaresi üzerien geri adım attılar. Bu alan için, hükümet “Altını otopark yapacağız…” diyor.. DMO’sinin arazisi, Gazhan hep gündemde. Kuşdili Çayırı’na, Kadıköy’ün kalbine, ilçenin akciğerine beton alışveriş merkezi dikme hevesleri de hiç geçmedi… Kadıköylüler ve Kadıköy Belediyesi bu alanları korumak için uğraşırken, bu kez karadaki alanlardan atlayıp denizlere de el attılar. Türkiye’nin kapasite olarak en büyük marinası olan Kalamış ve Fenerbahçe marinalarına diktiler gözlerini, ne Kadıköylülere ne Kadıköy Belediyesi'ne danışma gereği bile duymadanbu kez Maliye Bakanlığı marinayı ihaleye çıkardılar.. Kara olmadığı için Taş Yapı bu ihaleye girmedi, bu kez alınan bilgilere göre Setur ve Ülker ihaleyi hevesle bekliyormuş… Türkiye’nin en büyük marinası İstanbul yatlara hizmet verecek marina sıkıntısı yaşayan illerin başında geliyor. Şehrin Ataköy’de ve Fenerbahçe’de olmak üzere sadece iki marinası var. Park sorunu, Bebek, İstinye, Kuruçeşme gibi noktalarda verilen derme çatma hizmetlerle giderilmeye çalışılıyor. İspark’ın bugünlerde sözkonusu yerleri devralmaya hazırlandığını duyuyoruz son günlerde. Karadeniz kıyısında ve Pendik Kurtköy’de iki marina için hazırlıklar var. Ülker’in de ortağı olduğu Pendik’teki marina henüz çalışma ruhsatı almadığı halde tekne kabul etmeye başladı. Kalamış ve Fenerbahçe olarak iki ayrı marinadan oluşan Kadıköy’deki marina ise Türkiye’nin kapasite olarak en büyüğü. Burası, 11 metre uzunluğunda bin 200 tekneyi denizde bağlama kapasitesi ile toplam marina kapasitesinin yüzde 8’ini tek başına karşılıyor. Ataköy Marina’nın denizde bağlama kapasitesinin 770 civarında olduğunu hatırlatmakta fayda var. Şayet tekne boyları biraz büyürse Ataköy’ün bağlama kapasitesi 550’ye iniyor. Marina kavgası eskiye dayanıyor Kadıköy’deki Türkiye’nin en büyük marinasını CHP’li Kadıköy Belediyesi ile Maliye Bakanlığı bir türlü paylaşamıyor. Maliye Bakanlığı yakaladığı bir açıktan dolayı yıllar sonra burada hak talep etti. Özal döneminden bu yana marinada alt mülkiyet, üst mülkiyet sorunu var. Maliye şimdi hem belediyenin CHP’li olmasından dolayı hem de marina işinde büyük bir gelir olduğunu gördüğü için eski defterleri açıp, Marina’yı Belediye’nin elinden almaya çalışıyor. Aslında kavganın geçmişi ve temeli Turgut Özal dönemine kadar dayanıyor. O dönemde Özal Başbakan, Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, Kadıköy Belediye Başkanı da Osman Hızlan. Özal, Dalan ve Hızlan’dan marina yatırımı yapmalarını istiyor, "Siz yapın gerekli yasal izinler arkadan gelir nasıl olsa" diyor. Kadıköy Belediyesi de marina yatırımını gerçekleştiriyor. Daha sonra söz konusu Marina, Raif Dinçkök, Fahrettin Arslan, Mehmet Ali Yılmaz ve Haldun Simavi tarafından kiralanıyor. Bu dörtlü söz konusu marinayı 10 yıl işletiyor. İkinci 10 yıl için uzatma talep edildiğinde İstanbul Yelken Kulübü dava açıyor, "Söz konusu yer için yeniden ihaleye çıkılması gerekir" diye şikâyette bulunuyor. Dava sürerken söz konusu 4’lü marinanın işletmesini Koç’a bağlı Setur’a devrediyor. Kadıköy Belediyesi'nin ruhsatı yok, ama kazandığı davalar var İşin sahibi Kadıköy Belediyesi gibi görünüyor, ancak marinanın gerekli resmi belgeleri yok. Özal, söz verdiği gibi o zaman gereğini yapmamış, izinler havada kalmıştı. Fakat Kadıköy Belediyesi’nin elinde de kazanılmış üç ayrı dava var. Mahkeme söz konusu marinanın ve işletmelerin sahibinin Kadıköy Belediyesi olduğunu kabul ediyor. Ancak Kadıköy Belediyesi’nde yönetimi gene CHP kazanınca kavga da büyüdü. Tüm holdingler sıraya girmiş, bu kavganın sonunun nereye varacağını dört gözle bekler durumda. CHP’li Belediye ile Maliye Bakanlığı arasındaki kavgadan en çok mağdur olanlar ise tekne sahipleri. "İhale yapılacak" diye Setur bir süredir Marina’ya deyim yerindeyse çivi dahi çakmıyor. Dalgakıranlardan birinin çatladığı biliniyor. Ayrıca tekne bağlama yerlerinin hareketli oluşu da her biri yılda en az 4 bin 5 bin euro park ücreti veren tekne sahiplerini rahatsız ediyor. Marina’nın belli bölgeleri de artık yosundan dolayı kullanılamaz halde bulunuyor. En küçük teknenin yıllık kirası 4 bin euro Maliye Bakanlığı, marinalardaki arz-talep dengesizliğini gördüğü için vergilerde ciddi bir artışa gitmişti. Maliye dolgu alanların dışında su yüzeyinden de vergi talep edince marina işletmecileri de ister istemez bu maliyet artışını tekne kiralarına yansıttılar. Şu an İstanbul’da 11 metre uzunluğunda bir teknenin yıllık kirası en az 4 bin eurodan başlıyor. Bu artışa rağmen, halen marinalarda en az 300–400 tekne sıra bekliyor. Maliye her bir teknenin yıllık metrekare kirasından aşağı yukarı 14–15 dolar civarında vergi alıyor. Fiyatlar kabardıkça, hükümetin de iştahı kabardı. Bu geliri Kadıköy Belediyesi’ne kaptırmamaya kararlı. Maliye Bakanlığı'nın kararlığına karşın Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de aynı kararlılıkla duruyor karşılarında. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Marina’nın sahipliği konusunda Maliye ile bir türlü uzlaşamadıklarını ancak burayı bedelsiz devretmelerini de kimsenin beklememesi gerektiğini söyledi. Öztürk “Diyorum ki verin bana 100 milyon TL devredeyim. Onların amaçlarını biliyorum. Bizden alacaklar, kendi ideolojilerine yakın birine verecekler” dedi. Maliye Bakanlığına uzlaşmayı da teklif ettiklerini belirten Öztürk sözlerine şöyle devam etti: "Daha önce Kemal Unakıtan döneminde Maliye ile temasımız olduğunda uzlaşmayı da teklif ettik. 'İhaleye çıkmamıza izin verin. Size belli bir pay verelim' dedik. Henüz yanıt alamadık. Hal böyle olunca ecrimisil (bir malın kullanılmasından doğan yararların para ölçüleriyle takdiri) ile durumu idare ediyoruz” Başkan Öztürk, şu an için marinadan yaklaşık 150 bin lira civarında kira geliri elde ettiklerini de kaydetti. Kadıköy Belediyesi’ni dikkate almak zorundalar Marinada sorunun biz de bir an önce çözülmesini istiyoruz. Biz uzlaşmaya, her konuda çözüme hazırız. Buraya Kadıköy Belediyesi çok büyük yatırım yapmıştır. Bugünün parasıyla 100 milyon lira harcadık. Kimse bizden buradan bedelsiz çıkıp gitmemizi beklemesin. Bundan önceki Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ı konu hakkında bilgilendirmiş, 3 çözüm önerimizi sunmuştum. Şimdi Bakan değişti, yeni Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten randevu istedim. Bizzat kendim gidip konuyu anlatıp, uzlaşma için çözüm önerilerimi söyleyeceğim. Av. Selami ÖZTÜK (KADIKÖY BLD. BŞK.) -29.05.2009 | | |
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 66 |
|
Son Güncelleme ( Wednesday, 03 June 2009 )
|
|
|
AKŞAM | YASAM | 27 MAYIS 2009, ÇARŞAMBA Türk denizci dünya rekoru kırdı LEFKOŞA - İzmirli denizci Özkan Gülkaynak, 1 Temmuz 2006'da teknesiyle çıktığı ve Antalya'da son bulacak dünya turu çerçevesinde, sondan bir önceki durak olan Girne'ye uğradı.
''Kayıtsız 3'' adlı, ''Bristol Channel Cutter Pilot'' sınıfı, 8 metre boyunda, 2,90 metre genişliğindeki ahşap teknesiyle Kabotaj Bayramında İzmir Foça Limanı'ndan yola çıkan Gülkaynak, 25 bin deniz millik güzergahtan oluşan Akdeniz, Atlantik, Pasifik, Hint Okyanusu ve Kızıldeniz'i tam 2 yıl 11 ayda geçerek, Antalya'da tamamlayacağı dünya turunun bir önceki limanı olan Girne Marinası'na dün demir attı.
Gülkaynak, Girne Marinası'nda düzenlediği basın toplantısında, tek başına yaptığı seyahatinde hiçbir elektronik seyir aygıtı kullanmadığını anlattı. Sadece Atlantik Okyanusu'nu geçerken kendisine bir arkadaşının refakat ettiğini ifade eden Gülkaynak, turu, deniz aşkı, sevgisi, seyahat tutkusu, başka kültürle yaşama isteği ve biraz daha özgürlük duygusu tatmak için yaptığını belirtti.
Deniz kirliğine dikkati çeken Gülkaynak, ''Dünya hepimizin dünyası aslında, tüm dünyayı korumamız lazım. Bu konuda biz elimizden geleni her zaman yapmaya hazırız. Özellikle kendi ülkemizde daha aktif olabiliyoruz. Bir şekilde çok kısa sürede organize olmamız lazım yoksa kaybettiğimiz kıyıları bir daha geri alma şansımız olmayacak. Betonlaşan kıyıların eski haline gelme şansı yok, o yüzden tüm bunların özenle programlanması gerekli'' diye konuştu.
Balık çiftliklerinin denizdeki kirliliğine de vurgu yapan Özkan Gülkaynak, şöyle devam etti: ''Dünyanın en güzel kıyılarına sahip Türkiye denizleri bulanık ve çamur hale dönüştü. Tarihi eserler nasıl bir miras ise Türkiye'nin kıyıları da böyle bir mirastır. Dünyanın en güzel coğrafyasına sahibiz. Bir tarafta suyun altında binlerce yıldan kalma sütun başlarını görüyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde doğayla tarihin bu kadar yan yana olduğu bir ülke görmedim.''
Malezya ve Somali açıklarında yaşanan deniz korsanlığı konusunda ise hiçbir endişe duymadığını belirten Özkaynak, bu konuda kendisine, ''Korsanlardan korkmuyor musunuz'' şeklinde soru yöneltenlere, ''Gerçekten yatımla geçerken yapılan telsiz konuşmalarından bölgenin çok riskli olduğunu anladım, ama dert etmedim. Ne yapardım? Herhalde Türk kahvesi ikram ederdim'' yanıtı verdiğini aktardı.
Antalya'da son bulacak dünya turundan sonra da denizden kopmayacağını, Türkiye'nin ''ara liman'' olacağını belirten Gülkaynak, birkaç yıl aradan sonra tekrar denize açılacağını söyledi. (AA)
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Görüntüleme sayısı: 118 |
|
|
19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI |
|
19 Mayıs gençlik ve spor bayramı !
Çok Anlamlı bir bayram. Hak, hukuk, adalet, vicdan kavramları gelişmiş bir gençliğin bulunduğu ülkenin geleceği parlaktır. Bizler, bu ülkede yaşayan insanlar olarak gençliğimizin bu kavramları eksiksiz öğrenmesi için neler yaptık ?, neler yapmalıyız ?
Bu bayram bir kez daha bizlere "Ülkemiz için neler yaptık, neler yapmalıyız " diye düşünmek için bir fırsat olsun.
Tüm Ülkemiz yaşayanlarının Gençlik ve spor bayramı kutlu olsun.
|
|
Son Güncelleme ( Monday, 18 May 2009 )
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 6 Toplam: 55 |
|
|
|